Daha önce Kuala Lumpur ve Langkawi’de bulunduğum için Malezya’yı rotama eklemeye pek niyetim yoktu. Asya’nın uygun fiyatlı havayolu AirAsia ile uçtukça yolumun bir şekilde yine Kuala Lumpur’dan geçeceğini biliyordum ama Penang benim için Sri Lanka’da tanıştığım Malezyalı bir çiftten aldığım harika bir tavsiye oldu. Orta yaşlarda olmalarına rağmen gezgin ruhlarını kaybetmeyen ve hostellerde konaklayan Malezyalı çift Sri Lanka’dan Kuala Lumpur’a uçuyorsam mutlaka Penang’i görmemi söyledi, macera da böylece başlamış oldu. Asya mutfağı hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için gittiğim Penang adasında güzel yemekten fazlasını buldum.

Penang mimarisi & sokak sanatı

Kuala Lumpur’dan 1 saatlik uçuşla ulaştığım Penang Havalimanı’ndan çıktıktan sonra aşırı klimalı otobüslerden birine atlayıp 40 dakika içinde George Town’a vardım. Otobüsten indiğimde bademciklerimdeki acıyı hissetmeye başlamıştım bile 😊 Siz siz olun Malezya’da otobüse binmeden önce yanınıza mutlaka kalın bir şeyler alın.

Her bina ayrı bir renk

Bugüne kadar adını duymadığım için şimdi kendimden utandığım George Town, başarıyla koruduğu çok kültürlü yapısı sayesinde 2008 yılında UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’ne girmeyi başarmış. Adını İngiltere Kralı 3. George’dan alan ve Penang’ın başkenti olan şehir, sadece İngiliz kültürünü değil bu adada yaşamış çeşitli göçmen toplulukların kültürlerini de bir arada görebileceğiniz bir açık hava müzesi gibi olması nedeniyle Malezya’nın en çok turist alan şehri olarak da öne çıkıyor. Sokaklarında Asya’nın tüm mutfaklarının kokularını duyup, her sokakta ayrı bir ibadethane görebildiğiniz için George Town’ın kendine has bir auraya sahip, özel bir yer olduğunu söylemek mümkün.

Penang kolonyal mimarisi

Buraya gelmeden önce 3 gece kalmayı planlamıştım ancak nemli ve aşırı sıcak havasına rağmen sokaklarında dolaşırken öyle keyif aldım ki planıma 2 gece daha ekledim. UNESCO Dünya Mirası Listesi işini ciddiye almış olan Malezyalılar 2009 yılında buradaki kültürü ziyaretçilere nasıl daha iyi anlatabileceklerine dair bir yarışma düzenlemişler. Böylece George Town sokakları ve binaları dünyanın çeşitli yerlerinden gelen sanatçıların eserleriyle donatılmış.

Her sokakta ayrı bir mural

Aynı zamanda Malezyalı artistler bu binalarda zamanında kimlerin yaşadığına ve mekanların hikayelerine dair çelikten karikatür benzeri eserler yaratmışlar. Bunlardan biri aşağıda göreceğiniz ünlü ayakkabı tasarımcısı Jimmy Choo’nun çıraklık döneminde çalıştığı ayakkabı mağazasını gösteren aşağıdaki eser…

Jimmy Choo karikatürü

Penang’a özel bir diğer görülmeye değer cazibe merkezi ise Peranakan Konağı. Çinli bayanlarla evlenen Malay erkeklerinin oluşturduğu bu kavim kendilerine has bir kültür geliştirmeleri sebebiyle özel bir isim alarak Peranakanlar olarak adlandırılmışlar. Erkeklerine Baba kadınlarına Nyonya ismi verilen bu kavime ait konak inanılmaz ihtişamlı ve rehberimiz Peranakanların yaşam tarzları ile ilgili bilgiler verirken odaları gezdiriyor. Yatak odasından mutfağa, avlusundan konağın içindeki tapınak alanına her alan insanın ağzını açık bırakıyor.

Peranakan Konağı
Peranakan Konağı avlusundan bir kesit

Penang’da hava kararmaya başladığında sokaklarda inanılmaz bir hareketlilik yaşanıyor. Seyyar arabalarda pişen yemekler karnı acıkmaya başlayan turistleri ve yerlileri kendine doğru çekiyor. George Town’da asla bir porsiyon yeterli değil. Baş döndüren kokulara dayanabilmek mümkün olmadığından, fazla düşünmeden en az 2-3 tabak yemek sipariş veriyorsunuz.

George Town’da sokak yemekleri oldukça güvenilir ama aşırı titizseniz ve biraz daha güvenilir bir seçenek arıyorsanız şehrin çeşitli yerlerinde gece pazarı şeklinde açılan yemek alanları bulunuyor. Bunların en ünlüsü Red Garden Food Paradise. Pazarın içindeki farklı mutfaklara ait çeşitli dükkanlardan yemeklerinizi sipariş edip ortadaki masalarda buluşup, tek bir restorana ya da menüye bağlı kalmadan bir masa çevresinde arkadaşlarınızla keyifle yemeğinizi yiyebilirsiniz.

George Town’da kahve de önem verilen lezzetler arasında… Sri Lanka’da uzun bir süre doğru düzgün bir kahve bulamamış ben tüm kafein arzumu burada doyurmayı başardım. Yolu düşenler için kesinlikle gitmelerini tavsiye edeceğim kahve durakları ise Mugshot ve Macallum. Mugshot kahvaltı için de çok iyi bir seçenek!

Penang’da çeşitli trekking ve kumsal alternatifleri de bulunuyor ancak ben şehre kendimi öyle kaptırdım ki denizi görme fırsatım olmadı. Ayrıca çok deniz anası olduğunu duyduğum için burada denize girmeyi tercih etmekten biraz çekindiğimi itiraf etmeliyim. Ancak havalimanından aldığım haritada gösterilen Balik Pulau kasabasına giderek doğanın içinde bisiklet sürerek çok keyifli bir gün geçirdim. Balik Pulau, tarım ve balıkçılık ile geçinen küçük bir kasaba. Bisikletimle dolaşırken yemyeşil doğasına hayran kaldığım bu yere dair birkaç fotoğraf aşağıda…

Balik Pulau köy evi

 

Karides pestili üretimi

One Comment

Jimmiejap için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir